alt

Genital Siğil ve HPV

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar sınıfında yer alan genital siğiller, son yıllarda ülkemizde çok sık görülmesi nedeniyle ayrı bir öneme sahiptir.

Genital siğiller ,HPV virüsünün ciltte yaptığı lezyonlara verdiğimiz tanımdır.

HPV sıklıkla cinsel yolla bulaşan kapsülsüz bir DNA virüsüdür. Yalnızca epitel hücrelerini Yani deriyi tutan bir virüstür ve yaklaşık 30-40 HPV tipinin alt genital sistemi tutma eğilimi vardır.

Günümüzde 200’e yakın HPV tipi tanımlanmıştır. HPV tipleri genital kanser oluşturma riskine göre yüksek riskli, orta riskli ve düşük riskli olarak sınıflandırılmaktadır.

Düşük riskli sınıfına giren HPV tip 6 ve Tip 11 neredeyse genital siğillerin tamamına ve subklini HPV enfeksiyonlarının bir kısmına sebep olmaktadır.Düşük risk HPV tipleri çok nadiren ya da hiç genital kansere sebebiyet vermezler.

Ancak HPV Tip 16,18,31,33,35,45 ve 58’i içeren HPV tipleri tüm dünyada Serviks (rahim ağzı ) kanserinin %95 inden sorumludur.

Serviks (rahim ağzı) kanserinde en sık bulunan HR HPV tiplerine ( 16,18,45, ve 31) aynı zamanda genel popülasyonda da çok sık rastlanır. Özellikle, tüm dünyadaki invazif skuamoz serviks kanserlerinin %40 -070 ‘inden sorumlu olan HPV tip 16, kanser ilişkili HPV ler arasında başta gelir.

HPV 16 gibi 18,45, ve 56 tipleri de son derece onkojenik yani kanserojendir. Genel populasyonda HPV 18’in prevalansı HPV 16’dan daha düşüktür. Fakat skuamoz hücreli karsonomların yaklaşık %25 inde ve servikal adenokarsinomlarda bile yüksek oranlarda bulunur.

Ayrıca, HPV 18’in hızlı servikal kanser gelişiminde, yani, tipik olarak servikal kansesrlerin çounda görülen uzamış premalign faz olmaksızın gelişmesinde baskın bir rol oynadığı düşünülmektedir. Bu kanserler negatif sitolojiden yani temiz gelen smear sonuclarından sonraki 1-3 yıl içinde gelişirler, yüksek olasılıkla adenoskuamoz ya da adeno kanserlerdir v genç kadınlarda sık görülmektedir .

HPV tipleri özetle;

HPV’ün 200’e yakın farklı tipi bulunmaktadır. Bu tiplerden 40 kadarı genital bölgede siğile neden olmaktadır. HPV, kansere yol açma potansiyeline göre düşük ve yüksek riskli olmak üzere iki gruba ayrılır.

Anogenital siğiller arasında en sık görülen HPV tip 6 ve 11 kanser gelişimi açısından düşük riske sahiptirler.

Düşük riskli HPV tipleri;

HPV tip 6, 11, 40, 42, 43, 44, 54, 61, 70, 72 ve 81

Yüksek riskli HPV tipleri;

HPV tip 16 ve 18 başta olmak üzere 31, 33, 35, 39, 45, 51, 52, 56, 58, 59, 68, 73, 82 yüksek riskli tiplerdir.

HPV nasıl bulaşır?

Genital hpv ‘nin bulaşması, genellikle siğil ya da subklinik infeksiyonu olan partnerin genital cilt, mukoz membranlar ya da vücut sıvıları ile temasını gerektirir.

ACOG istisnaların son derece az oldugunu düşünmektedir. Subklinik HPV’nin infektivitesine ilişkin bilgiler azdır, fakat özellikle yüksek viral yük varlığında fala olduğu düşünülmektedir. HPV, cinsel ilişki sırasında genital epitelin mikroabrasyonu (yani ciltteki mikro yırtıklardan geçiş ) yoluyla, olasılıkla bazal hücre katına geçiş şansı bulur. Bir kez enfekte olduktan sonra da bazal hücreler bir virüs deposu haline gelir.

Genital HPV multifokaldir yani birden fazla yeri tutabilir cilt yüzeyinde. Çoğu olguda alt genital sistemde dağılır ve farklı yerlere yayılır.

Bulaşma Şekillleri?

Onkojenik olmayan ya da düşük riskli tiplerde vulva ve vajinada belki de vajinal tampon ile serviks infeksiyonu, tam cinsel ilişki olmamış kadınlarda görülmez.

Oral –genital ya da el-genital geçişler olasıdır, fakat özellikle penil-vajinal tam bir ilişki şeklinde olan genital –genital geçişten daha az sıklıkta görülür .Genital HPV tiplerinin cinsel olmayan yollar ile bulaşması teorik olarak olasıdır ancak cinsel hayatı aktif olan erişkinlerde cinsel yol dışı bulaş çok nadirdir.

HPV bulaşmasındaki risk faktörleri;

Genital HPV infeksiyonunun kazanımında en güçlü risk faktörleri yaşamı boyunca ve şu anda olan cinsel partnerlerinin sayısı ve erken cinsel birliktelik yaşı yani ilk cinsel ilişki yaşının erken olmasıdır.

HPV Enfeksiyonunun bulaşma sıklığı nedir?

Genital HPV en yaygın cinsel yolla bulaşan enfeksiyondur. Hastalık Kontrol ve Öneleme Merkezi, 50 yaş cıvarındaki kadınlarda kaznaılmış genital HPV riskinin %80’den fazla olduğunu tahimin etmektedir. Her ikisi de yüksek risk gruplarında daha fazla olmak üzere genital siğillerin prevalansı yaklaşık %1’dir. Sitolojik anormalliklerin ise %4 ile % 5 dir. Çoğu HPV enfeksiyonu genç kadınlarda ve 25 yaşın altındaki adolesanlarda olmaktadır.

HPV’den korunmak için ne yapılmalıdır?

Bulaşmayı azaltan faktörler;

Cinsel ilişkiden uzak durma, ilk cinsel ilişki yaşını geciktirme, cinsel partner sayısını sınırlama veya tek eşlilik genital HPV infeksiyonu ve etkilerini sınırlamak için en mantıklı stratejilerdir.

Kondom ile önlenebilir mi?

Genelde tüm cinsel yolla bulaşan hastalıkların geçişini azaltmak için kondom etkili bir yöntemdir. Ancak HPV için bu çok söz konusu değildir. Çünkü HPV geçişi ciltten cilde de olabilmektedir. Kondom genellikle vücut sıvıları ile olan infeksiyon geçişlerinde etkindir.

HPV aşısı nedir?

HPV aşılarının gelişmesi HPV infeksiyonunun önlenmesi için ve belki de zaten infekte olmuş olgularda sekellerin sınırlanması için büyük bir fırsat sunmaktadır.

HPV aşıları, virüs konak hücreleri infekte etmeden önce HPV virüslerini nötralize eden antikorları açığa çıkarırlar. Geçici HPV pozitifliğini önlemeseler bile kalıcı infeksiyonun yerleşmesini ve böylece de servikal neoplazi gelişimini önlerler .

Tip 6,11,16 ve 18’e karşı rekombinant kuadrivala aşının örtülü HPV tipleri için seroloji ve genital kanal PCR negatif olan kadınlarda vulva ve vajinayı da içeren genital siğiller ve servikal neoplazilere karşı %90-100 oranında koruyucu olduğu gösterilmiştir.

6 aylık dönem sürecinde 3 kez uygulanan ıntramuskuler dozun verilmesi son derece güvenilirdir. Aşılama stratejileri ilk cinsel ilişkiden önce uygulandığında %100’e yakın koruma sağladığını vurgulamaktadır. Ancak, geçmişte cinsel ilişki ya da HPV ilişkili hastalık öyküsü, aşılama için bir engel teşkil etmez. Çünkü aşılamada hedeflenen HPV tipleriyle karşılaşma olup olmadığı belirsizdir. Aşılamadan önce HPV taraması yapılması rutinde önerilmez.

Aşılama pratikleri Öneri Komitesi, HPV aşısının 11-12 yaşlarında kızlara rutin olarak yapılmasını önermekte ve cinsel aktif olsun veya olmasın tüm kadınların kullanımına da izin vermektedir.

HPV testi nedir?

HPV testi, bu virüsün varlığını ortaya çıkarmaya yönelik testlerdir. HPV virüsünün sebep olduğu genital siğiller muayene sırasında kolaylıkla anlaşılır ancak nadiren bu virüs atipik doku lezyonlarına da yol açabilir.Bu gibi durumlarda deride meydana gelen lezyonlardan alınan biopsi patoloji laboratuarına gönderilir ve histopatolojik inceleme sonucunda HPV varlığı tespit edilir. Her HPV bulaşı olan hastada genital siğil çıkmayabilir. Bu gibi durumlarda HPV varlığını taramak için PCR yöntemi ile HPV virüsünün DNA sına bakılır ve Virüsün varlığı ortaya konulur. Vİral DNA pozitif ise bu kez de HPV tiplendirilmesine geçilir ve HPV virüsünün hangi tipinin hastaya bulaştığı da ortaya konulur. Erkeklerde üretral sürüntüden alınan örnekte yine Multiplex PCR yöntemi ile HPV DNA bakılarak virüs varlığı taranır.

Genital siğil belirtileri nelerdir?

HPV nin neden olduğu anogenital siğiller, isminden de anlaşılacağı üzere anogenital bölgeyi ( anüs, vulva, vajen, perine, mons pubis, penis ..) tutar ve bu bölgelerde siğil oluşmasına yol açar.

HPV nin sebep olduğu genital siğiller deriden kabarık, deriden hafif koyu renkte veya pembe ile kahverengi tonları arasında et benine benzer yapılardır. Başlangıçta az sayıda bir iki tane ortaya çıkar ve zaman ile yayılır anogenital bölgeye. Bu yayılım çok hızlı da olabilir yavaş da olabilir. Yine yayılım çok geniş de olabilir çok kısıtlı bir alanda da kalabilir. Virüsün yükü yani sayısı ve kişinin bağışıklık sistemi siğillerin sayısını ve yayılımını yayılım hızını belirler.

Genital siğiller genellikle kaşıntıya sebep olur .Ağrı acı yanma gibi şikayetler olmaz. Çoğu hastamız bu siğiller ile oynamakta ve tırnakları ile koparmaya çalışmaktadır. Bu durumda siğiller kanar ve yayılımı daha da kolaylaşır. Bu nedenle siğil varlığında hemen bir jinekoloğa görünülmesini asla koparma gibi eylemlerde bulunulmamasını öneririm.

Çok yaygın siğillerin varlığında veya bazen sadece vaginada ortaya çıkan siğillerin varlığında cinsel ilişki sırasında ağrı yanma ve ilişki sonrası kanamalar görülebilir. Ancak en yaygın şikayet siğillerin varlığı ve kaşıntı ya sebebiyet vermesidir.

Genital siğil ne zaman ortaya çıkar?

Genital siğil her HPV bulaşan kişide olur diye bir kural yoktur. Aksine toplumda HPV taşıyıcılığı çokk fazla olmasına rağmen, çoğu kişide bir lezyona ve şikayete yol açmadığı için kimin HPV taşıyıcısı olduğu bilinmez. HPV bulaşı olan kişide uzun yıllar latent yani sessiz kalabilir hicbir lezyon veya şikayete yol açmayabilir.

Genellikle kişinin immün sistemi yani bağışıklığında düşme ve vücut direncinde düşmeler yaşandığı dönemlerde ki bu dönemler stres, sıkıntı, yorugnluk, gribal enfeksiyonlar, yogun alkol ve sigara tüketimi veya şeker hastalığı gibi immün sistemi deprese eden durumlardır, HPV virüsü güçlenerek kişinin savunmasının bozulmasını fırsat bilerek aktif lezyonlarını yapmaya başlayabilir.

Genital siğil ortaya çıkan kişiye HPV nin ne zaman bulaştığı kesin olarak bilinemez.

Genital siğil hangi yaşlarda daha sık görülür?

Cinsel hayatın en aktif ve partner sayısının en hızlı değişebildiği dönem olan erkeklerde 25-29 yaş arası, kadınlarda ise 20-24 yaş arasıdır.

Genital siğil tedavisinde hangi yollar izlenir?

Genital siğillerin tedavisinde uygulanan medikal kremler, podofilin gibi siğil üzerine uygulanan sıvı ilaçlar, bioklorik asit ve tca gibi asidik solüsyonlar ile yine siğil üzerine uzun süreli uygulamaların yeri vardır. Ancak hiçbir tedavi krioterapi veya koter ile tedavi kadar etkili değildir. Siğiller üzerine uygulanan bu medikal yani ilaç tedavileri her zaman etkin bir tedavi sağlamadığı gibi tedavi sonrasında siğillerin tekrarlama riski de çok yüksektir. Siğiller üzerine uygulanan bu ilaçları uygulamak hasta açısından son derece zahmetlidir. Çünkü bu ilaçları uygularken siğilin etrafındaki sağlam dokuya zarar verme ihtimali de son derece yüksektir. Tedavinin süresi de uzundur ve tekrarlama halinde tedavinin süresi daha da uzatılarak devam edilir.

Ben kendi kliniğimde anogenital siğillere lokal anestezi altında koter tedavisi uyguluyorum ve en etkin tedavinin koterizasyon ile siğilleri yakma işlemi olduğunu düşünüyorum.

Koter ile siğilleri yakma işlemi sonrasında siğillerin tekrarlama riski düşüktür ve anestezi altında yapılan bir işlem olması nedeniyle hasta açısından çok konforlu ve kolay bir tedavidir. Koterizasyon çok kısa sürede etkin tedavi sağlar ve uygulaması da anestezi altında yapıldığı için hasta açısında son derece konforlu ve basittir.

Doğum sırasında bebeğe HPV bulaşabilir mi?

Evet HPV vajinal doğum sırasında, bebek doğum kanalından geçerken çocuğa geçebilmektedir. 2 yaş altındaki bebeklerde görülen genital siğillerin sebebi doğum sırasında anneden bulaşmış olmasıdır. Bu nedenle aktif HPV enfeksiyonu ve genital siğilleri olan kişilerde, siğillerin varlığında vajinal yoldan değil de sezaryen doğum tercih edilmelidir..

HPV tedavi olduktan sonra bulaşıcı olabilir mi?

Evet HPV tedavi olduktan sonra da bulaşabilir ancak çok nadir durumlardır.

Op.Dr. Meltem Aksu Sönmezer'e Sorun

BİZ SİZİ ARAYALIM